YAZIYORUM
YAZIYORUM
Tarih: 7.3.2014 00:13:59 / 1750okunma / 1yorum
Şinasi Kula
MERT’ÇE!
 
Bir işe yarama duygusunun hazzını bilen duyarlı insanların dışındakiler okusun isterim benim yazılarımı. Empati yeteneğinden yoksun, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olup, sağda solda papağanlar gibi ötmeyi yaşam biçimine dönüştürenler okusun isterim. Kerameti kendinden menkul kişiler okusun isterim. Hoş, en son kategori örneğindekiler tarafından zorunlu okunduğumu bilmekteyim. O türler ki “ne zaman bir pot kıracak da bizler de gırgırımızı geçeceğiz” umudu içerisinde bekleşen güruhtur. Parantez içerisindeki ünlem işaretli duayenlerdir bu kastettiklerim de! Ezberi bozulanlardır, tekerlerini döndürdükleri dünyanın çarklarına çomak sokulmasından ödleri patlayanlardır. “Sığ siyasi dedikodular” dışında hiçbir üretimleri olmayanlardır kısacası. Eskişehir dışında bir dünya gerçeğini kabul etmeyenler ve Eskişehir dışına çıkmak zorunda kaldıklarında da oralarda “yetim Hüsnü” misali boynu bükük kalanlardır…
 
Nereye varacaksın be adam diyenler merak etmesinler konuya girdim bile şu an. Tam bir hafta önce bir yazı yazmıştım bu köşemden anımsarsınız. “Kelebek Çocuklar” başlıklı yazıyı yazışımın sekizinci günü bugün! Yani haftada her gün yazıp laf ola beri gele yerine, biri pir’e dönüştürmenin damak tadından bahsediyorum. Yazının yazıldığı sekiz günlük süreç içerisinde, bu ülkede seslerini duyuramamış masum bir kesimin sesine ses-yüreğine yürek-acısına şifa katabilmenin hazzıdır bu haz işte. Bu ülkede yaşayan nice epidermolysis bullosa hastasının(kelebek çocuk hastalığı)umutsuzluğunu umuda dönüştüren bir yolculuğun ilk adımlarıdır. “Sığ siyasi dedikodu yazıları” dışında yazılarla da, umutsuz insanlara umut olunabilirin hodri meydanıdır. Soruyorum şimdi herkese; sizin üç yaşındaki kömür gözlü bir Mert’iniz çaresiz bir hastalığın pençesine düştü mü hiç? Dokunmaya kıyamadığınız maral gözlü meleğinizin vücudunun çoğu yerine iflah olmaz yaraların oluştuğuna tanıklık ettiniz mi hiç? Her gün bu yaraları pansuman ederken bir yenilerinin eklenerek o masum bakışlı evladınızın “anne beni kurtar, babacığım beni kurtar” çığlıkları içerisinde bitap düşüp kollarınızda sızıp kaldığına tanıklık ettiniz mi hiç? Aile bireyinin maaşının sadece bu pansuman masraflarına harcandığına tanıklık ettiniz mi hiç? Siz ömrü hayatınızda, acı çeken birisini yüreğinizde hissettiniz mi hiç ya? İyi de neye yararsınız siz, bugün bu soruyu bari sorun kendinize de aynadaki yansımanızı bir görün o zaman. Tabii görecek göz, kör olmamış bir gönlünüz var ise! Bu umutsuz insanların çaresizliği, sekiz gün önce yazdığım bir yazı sonrası umuda dönüştü. Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Hüseyin Seyhan Fidan’ın sesimize ses katması sonucu, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun gündemine alındı. Ve küçük Mert’in kömür karası gözlerindeki sevinç ışıkları ile ısınıyor yüreğim günlerdir. Nazım ustanın bir şiiri takılıyor dilimin ucuna bu günlerde durup dururken. Koşuyor altı yaşında bir oğlan, uçurtması geçiyor ağaçlardan, siz de böyle koşmuştunuz bir zaman. Çocuklara kıymayın efendiler, bulutlar adam öldürmesin…
 
OZANCA
 
HENÜZ ÇOCUKTUM BÜYÜDÜĞÜMDE
 
Ayrılık ağır gelirdi omuzlarıma
Hayallerim kocaman, ellerim küçücük
Lakin kafam şinik kadar büyüktü
Ve “atlıları” dinleyerek uyurken
Ninemin koynunda, annemin gizindeydim
Ve henüz çocuktum büyüdüğümde…
 
“Akasyalar açarken” zemheri ortası
Paslanmış şarkıları biriktirirdim genzimde
Biraz da korkuları zifir karanlıklarda,
Geceler sığınacağım bir uyku iken
Direneceğim bir korkuydu aynı zamanda
Ve henüz çocuktum büyüdüğümde…
 
Şinasi KULA
Anahtar Kelimeler: YAZIYORUM
Okuyucu Yorumları (1 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
İsmail UYSAL
19.3.2014 17:03:09
Bravo kardeşim....
Yazarın Diğer Yazıları
CANIMA CAN KATANLARIM (12 Ocak 2018 - Cuma)
HOŞÇA KAL ESKİŞEHİR´İM (13 Temmuz 2017 - Perşembe)
Bazen sınanırız Halil´im… (18 Mart 2017 - Cumartesi)
HERKES HAKLI OLAMAZ Kİ! (25 Ocak 2017 - Çarşamba)
YILBAŞI MANİSİ... (27 Aralık 2016 - Salı)
Neğaddar Enteresan! (01 Ağustos 2016 - Pazartesi)
Ey halkım! Oylarımız eşit biliyorum… (20 Nisan 2016 - Çarşamba)
Nedir bu Atatürk korkunuz? (26 Şubat 2016 - Cuma)
Toprak utanır oldu, peki ya sen? (12 Şubat 2016 - Cuma)
Haydi Umreye! (21 Kasım 2015 - Cumartesi)
Görgüsüzsün! (01 Ekim 2015 - Perşembe)
Eskişehir´e yakışmayan ruh hastaları! (16 Eylül 2015 - Çarşamba)
Verin gari bize Büyükerşen´i (29 Haziran 2015 - Pazartesi)
BURASI ESKİŞEHİR... (04 Haziran 2015 - Perşembe)
Seçim hilesi mi dediniz? (30 Mayıs 2015 - Cumartesi)
Yuvanı süsleyecek bir yârin olmalı! (09 Nisan 2015 - Perşembe)
ÇİFTLİK BEBELERİ (27 Mart 2015 - Cuma)
Kıdem Tazminatları Kimin Umurunda! (27 Şubat 2015 - Cuma)
Sevmek veya nefret etmek! (16 Şubat 2015 - Pazartesi)
Kardeşime Kurşun Sıkmam! (06 Şubat 2015 - Cuma)
Kahve Bahane, İlgi Şahane! (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Vali Bey Açıklar Sanırım! (06 Ocak 2015 - Salı)
ATATÜRK`ÜN BURSA NUTKU (18 Kasım 2014 - Salı)
Araç sürücüleri yandı! (23 Ekim 2014 - Perşembe)
Sayın Müftüm, Sayın Din Adamlarımız! (07 Temmuz 2014 - Pazartesi)
Bu da mı gol değil hâkim bey? (11 Haziran 2014 - Çarşamba)
Kim takar havai fişek yasağını? (21 Nisan 2014 - Pazartesi)
Seçimden geriye kalanlar (07 Nisan 2014 - Pazartesi)
YAZIYORUM (01 Mart 2014 - Cumartesi)
YAZIYORUM (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
YAZIYORUM (07 Şubat 2014 - Cuma)
YAZIYORUM (13 Ocak 2014 - Pazartesi)
YAZIYORUM (06 Ocak 2014 - Pazartesi)
YAZIYORUM (02 Ocak 2014 - Perşembe)
YAZIYORUM (20 Aralık 2013 - Cuma)
YAZIYORUM (18 Aralık 2013 - Çarşamba)
YAZIYORUM (16 Aralık 2013 - Pazartesi)
YAZIYORUM (12 Aralık 2013 - Perşembe)
YAZIYORUM (11 Aralık 2013 - Çarşamba)
Sayfa:
DOLAR
3.7816
EURO
4.6527
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bilecik için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:28 08:13 13:12 15:35 17:53 19:25
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Ölür ise ten ölür, canlar ölesi değil?"

Yunus Emre
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ