FİKRET YILDIRIM


İNCİDİR

.


Resimlerle yaşar insan:

“Ekmek” açlığın resmidir, “su” susamışlığın,

“Ev” barınmanın resmidir, “giysi” örtünmenin,

“Aile” güvenin resmidir, “çocuk” geleceğin,

“Çiçek” umudun resmidir, “ağaç” direncin,

“Toprak” bereketin resmidir, “çöl” kuraklığın,

“Hava” nefesin resmidir, “nefes” yaşamın,

“Ses” iletişimin resmidir, “kulak” işitmenin,

“Güneş” aydınlığın resmidir, “ay” karanlığın,

“Ateş” yanmanın resmidir, “soğuk” üşümenin.

Resim, şeylerin kendisi değil, görüntüsüdür, düşüncesidir:

“Şey”ler (çoğulu “eşya”dır), nesnel ya da öznel olsunlar, adlandırmayla, dille anlam kazanır.

Somut şeyler, duyu organlarımızla algılanırlar, gözlenebilirler; soyut şeylerse düşünce ve duygularla, hislerle tanımlanırlar.

Gerçeklik resmin ötesindedir; resim aynadaki görüntü, gerçeklik ise aynada kendini gösterendir.

Ayna, resimdir; resim, yalandır.

Doğar doğmaz resim dünyasında açarız gözlerimizi; kendimizi değil resimleri görmeye başlarız.

Dünya resimdir yani yalandır.

Gerçekse yani hakikât, içimizde saklıdır.

Hayat istiridye, hakikât ise bağrındaki incidir.

İnci ise bunu asla göremezdir.

Fikret Yıldırım

Görsel | Google